Ankara Ağır Ceza Avukatı

Avukatlar, yargının vazgeçilmez unsurlarıdır. Avukat mesleğinde olanlar için yapılan düzenlemeler, 1136 sayılı Atatürk Kanunu çatısı altında toplanmıştır. Avukatlık Kanunu ve diğer mevzuat incelendiği zaman avukatlık mesleği içinde herhangi bir branşlama durumu olmadığı gibi aynı zamanda hukuk disiplini avukatlar arasında ayrı bir dal olarak da ayrılmamıştır.

Bir kişinin avukatlık mesleği ile özdeşleşecek her türlü iş ve işlemi gerçekleştirmesi için hukuk fakültesini başarılı bir şekilde tamamlamış, avukatlık stajını bitirmiş ve sonunda avukatlık yemini ederek mesleğine başlamış olması gerekir. Bu bağlamda ağır ceza avukatı, ceza avukatı, icra avukatı, boşanma ve asliye ceza avukatı gibi kavramların hukuki bir dayanağı yoktur.

Bir kişinin “Ankara Ağır Ceza Avukatı” olarak nitelendirilebilmesi için meslek hayatı süresince bulunduğu dava ve dosyaların niteliği ve sayısının bu durumu göstermesi gerekir. Avukat, gün sonunda kendisine bir ağır ceza avukatı yaklaştırması yapıyorsa, ağır ceza avukatıdır demektir. Avukatlar arasında yıllara bağlı olarak gelişen bir unvan farkı yoktur.

Ceza Avukatı ve Ağır Ceza Avukatı Farkı 

Halk arasında ceza avukatları daha çok ceza davaları üzerinde çalışan ve sanık müdafiliği yapan kişilerdir. Ancak ağır ceza avukatı dendiğinde, normal ceza davaları ile ilgilenmekle beraber aslen ağır ceza mahkemelerine konu olan davalarda sanık müdafiliği yapan avukatlar akla gelir. Her iki kavrama bakıldığında, aralarındaki farkın belirlenmesi için konacak bir yasal dayanak yoktur.

Bir avukat işe başladığı günün sabahı icra işleri ile ilgilenirken aniden öğlen gibi ticaret mahkemesine geçerek bir duruşmada görevini yapabilir. Öğleden sonraki zamanda ise ağır ceza mahkemesine geçerek bir sanığın müdafiliğini yapabilir. Kanunumuzda bir avukatın herhangi bir duruşmada müşteki, mağrur veya katılan vekilliği yapmasına olanak tanımıştır. 

En İyi Ağır Ceza Avukatı ile Ünlü Ağır Ceza Avukatı Farkı

Meslekteki her avukat meslek yaşamı süresince önüne gelen dosyalar ile birlikte kendi ilgisini katarak mesleki tecrübe edinir. Tecrübe edindiği alanlar belli suç tiplemelerinde ortaya çıkabilir.  Buna göre bakıldığında denebilir ki, bir avukat hakkında en iyi nitelendirilmesinin kolayca yapılabilmesi zordur.

Ek olarak avukatların kamuoyu ve medya tarafından çok iyi bir derecede tanınması, devamlı olarak yazılı ve görsel medyada göz önüne olması durumu onu en iyi avukat veya çok iyi bir avukat yapmaz. Sanılanın aksine en iyi avukat, müvekkillerine değer vererek onları biricik kabul eden, onlara vaktini ayırarak hak ve hürriyetlerini korumak için tüm dikkatini veren kişidir.

Bunları yaparken hukuki olanakları en yerinde ve en doğru şekillerde kullanarak yapan avukat iyi bir avukattır. Kişilerin vekil tayin etme sürecinde avukatları hakkında az biraz da olsa bilgi sahibi olması doğru olacaktır.

 Ankara – İstanbul – İzmir Ağır Ceza Avukatları

Herhangi bir konuda yaşanan uyuşmazlıkta avukat tayin edilmesi gerektiğinde, avukatın hangi şehirden tayin edileceği konusu insanların kafasında soru işaretine yol açan bir konudur. Ulaşım imkânlarının ve teknolojinin gelişmesiyle birlikte avukatların hangi şehirde bulunduğu konusundaki önem eskiye nazaran azalmaya başlamıştır.

Yine de tamamen önemsiz olan bir husus olduğunu halen söyleyemeyiz. Özellikle Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) ile birlikte yargı yapısındaki işler eskiye göre kat ve kat hızlanmış haldedir. Fakat bununla birlikte avukatların aktif bir şekilde duruşmalara katılması, tutuklu olan sanık müvekkille düzenli aralıklarla görüşmesi konuları gündeme düştüğünde, avukatın konumu ve mobilizasyonu bu hususları önemli hale getirir. Buradan anlaşılacağı üzere, her avukat ve her müvekkil uyuşmazlık konusu ile birlikte var olan dosyaya göre karşılıklı istişare etmeli ve sonuca göre hareket etmelidir.